Muhterem delegeler,

Saygıdeğer misafirler,

Ekselansları,

Devlet kurumlarının, diplomatik misyonların, dinî cemaatlerin, akademi dünyasının ve sivil toplum kuruluşlarının kıymetli temsilcileri,

Aziz kardeşlerim,

Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühû.

Bugün huzurunuzda, derin bir şükran, samimi bir tevazu ve büyük bir mesuliyet duygusuyla bulunuyorum. Bizleri Bulgaristan Cumhuriyeti Müslümanları’nın geleceği adına böylesine müstesna ve anlamlı bir günde bir araya getiren Cenâb-ı Hakk’a hamd ediyor; O’nun rahmetini, inayetini ve hidayetini niyaz ediyorum.

 Şahsıma tevdi edilen başmüftülük vazifesini, hiçbir surette şahsî bir başarı olarak görmüyorum. Bilakis bunu, ülkemizde yaşayan bütün Müslümanlara yönelik güçlü bir güvenin tezahürü, ağır bir emanetin ve büyük bir sorumluluğun ifadesi olarak kabul ediyorum. Bu vazifenin manevî ağırlığını da, tarihî mesuliyetini de bütün derinliğiyle hissediyorum.

Evvela, kongremizi teşrif eden yurt dışından muhterem misafirlerimize en kalbî teşekkürlerimi arz etmek isterim. Sizlerin burada bulunması, dünya Müslüman toplulukları arasındaki kardeşliğin, manevî yakınlığın ve müşterek dayanışma ruhunun açık bir nişanesidir. Bulgaristan Müslümanlarına göstermiş olduğunuz yakın ilgi, dostluk ve destek, bizler için kıymetli olduğu kadar anlamlıdır. Her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Aynı şekilde, ülkemizden teşrif eden bütün kıymetli misafirlerimize de şükranlarımı sunuyorum. Devlet kurumlarının, yerel idarelerin, dinî toplulukların, sivil toplum kuruluşlarının ve basın camiasının değerli temsilcilerinin burada bulunması, yalnızca Başmüftülük makamına gösterilen saygının değil, aynı zamanda diyaloga, karşılıklı anlayışa ve toplumsal birlik fikrine verilen önemin de açık bir göstergesidir.

Olağan Millî Müslümanlar Konferansı’nın muhterem delegelerine ise, bana göstermiş oldukları güven dolayısıyla en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bu güven, benim için bir takdirden ziyade ağır bir sorumluluktur. Şahsıma tevdi edilen bu emanet, Bulgaristan’daki bütün Müslümanlara daha büyük bir sadakatle, daha yüksek bir hassasiyetle ve daha açık bir sorumluluk anlayışıyla hizmet etme mecburiyetini yüklemektedir.

Bu vesileyle Bulgaristan devletine ve onun kurumlarına da ayrıca teşekkür etmek isterim. Bulgaristan Cumhuriyeti hepimizin ortak evidir. Asırlar boyunca farklı etnik kökenlere ve farklı dinî aidiyetlere sahip topluluklar bu topraklarda bir arada yaşamış, kendi kimliklerini ve geleneklerini karşılıklı saygı iklimi içinde muhafaza etmiştir. Bu birikim, Bulgaristan toplumunun en kıymetli hazinelerinden biridir. Bizler de bu huzur ve birlikte yaşama tecrübesini korumayı, güçlendirmeyi ve gelecek nesillere sağlam bir miras olarak bırakmayı önemli bir vazife kabul ediyoruz.

Aziz kardeşlerim,

Bugün burada açık, net ve kararlı bir şekilde ifade etmek isterim ki, bu görev süresi boyunca Bulgaristan’daki bütün Müslümanların başmüftüsü olmaya gayret edeceğim. Görüş farklılıklarımız olabilir. Bölgesel aidiyetlerimiz, toplumsal tecrübelerimiz, hatta kuşaklar arasındaki bakış farklarımız da bulunabilir. Ancak bütün bunların üzerinde bir hakikat vardır: Hepimiz aynı inancın mensupları, aynı manevî mirasın taşıyıcıları ve aynı ortak geleceğin sorumlularıyız. Bu sebeple, aramıza ayrılık sokacak her türlü kırgınlıktan, kutuplaşmadan ve tefrikadan uzak durmak zorundayız. Çünkü dinimiz bizlere kardeşliği emreder; adaleti, merhameti ve yardımlaşmayı öğretir. İçinden geçtiğimiz zamanın zorluklarına ancak birlik içinde karşı koyabiliriz. Toplumumuza ve gelecek nesillere karşı vazifemizi ancak omuz omuza vererek hakkıyla yerine getirebiliriz.

Allah’ın izniyle görev anlayışımız; şeffaflık, istişare, adalet ve karşılıklı saygı esasları üzerine bina edilecektir. İnsanımızın sesine kulak veren, meselelerini anlayan, çözümü ortak akıl ve hikmette arayan bir idare anlayışını hâkim kılmak için gayret edeceğiz. Başmüftülüğümüze ve Bölge müftülüklerimize duyulan güveni daha da artırmak, önümüzdeki dönemin temel hedeflerinden biri olacaktır.

Diğer dinî topluluklarla olan olumlu ilişkilerimizi geliştirmeye de devam edeceğiz. Çünkü biz inanıyoruz ki din, ayrılığı büyüten değil; anlayışı derinleştiren, insanı insana yaklaştıran, saygı ve huzur iklimini besleyen bir rahmet vesilesi olmalıdır. Barışın, iyi komşuluğun, toplumsal huzurun ve insan onuruna saygının güçlenmesi hepimizin müşterek sorumluluğudur.

Önümüzdeki dönemde dinî eğitimin güçlendirilmesi, ehliyetli ve fazilet sahibi din görevlilerinin yetiştirilmesi, gençlerimizin desteklenmesi, sosyal yardımlaşma faaliyetlerinin geliştirilmesi ve hayır hizmetlerinin daha güçlü bir zemine kavuşturulması temel önceliklerimiz arasında yer alacaktır. Bilhassa genç nesillerimizin, kendi inanç ve ahlâk değerlerine bağlı; aynı zamanda topluma ve devlete karşı sorumluluklarının bilincinde bireyler olarak yetişmesi için özel bir gayret içerisinde olacağız.

İnanıyorum ki Bulgaristan Müslüman toplumunun geleceği; birlikte, bilgide, maneviyatta, güzel ahlâkta ve toplumun bütün kesimleriyle kurulacak yapıcı iş birliğinde yükselecektir. Geleceğimizi güçlendirecek olan şey; ayrılık değil birliktir. Zayıflık değil dayanışmadır. Ümitsizlik değil inançtır. Durgunluk değil gayrettir. 

Gelin, hep birlikte; ahlâkı, itidali, vakar ve sorumluluk şuurunu önceleyen güçlü bir toplumsal yapıyı daha da tahkim edelim. Gelin, yalnızca kendi cemaatimiz için değil, bütün ülkemiz için hayrın, huzurun ve güzel ahlâkın temsilcileri olalım. Gelin, Bulgaristan’da barışın, istikrarın ve karşılıklı saygının kökleşmesine katkı sunan öncü ve yapıcı bir irade ortaya koyalım.

Yüce Allah’tan niyazım odur ki bizlere sağlık, hikmet, basiret ve bu ulvî vazifeyi hakkıyla yerine getirme kudreti ihsan eylesin. Niyetlerimizi hâlis, hizmetlerimizi makbul, birliğimizi daim eylesin.

Şahsıma göstermiş olduğunuz güven için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.

Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühû!


© Müslümanlar diyaneti. Tüm haklar saklıdır.